Son zamanlarda adı sanı duyulmamış, imdb’den falan düşük puan almış ama gerçekten çok etkileyici olan bir kaç film izledim. Bunların adı neden bu kadar az duyulmuş bilmiyorum ama bari bir kaçını blogumda yazayım diye düşündüm; bir kaç kişi bile buradan görüp bu filmleri izlerse ne mutlu bana 1- Black (2005) 2005 yapımı mükemmel bir Dram […]


Şu mimleme denen olayı zerre kavrayamadım. Birisi bir şey yazıyor, adını veriyor; sen da o konu hakkında bir şey yazıp başkalarının adını veriyorsun falan. Ne bileyim; karmaşık geliyor şahsen. :D Ama Lonely beni kendi blogunda mimlemiş. Ama bu yazıyı yazmamın asıl sebebi mimlenmiş olmam değil konsepti çok beğenmem. Şu mimlendiğim yazı: http://ozgurmanav.blogspot.com/2009/12/odul-almak-guzel-sey-2.html Açıkçası ben bu […]


Belki çoğu bilgisayar kullanısının bilmediği; bilmeyenlerin çoğunun da umrunda olmayan bir konu bu. Ama 2 aydır kullandığım bu özelliği artı ve eksileriyle anlatasım geldi. (Blog benim değil mi, canım ne isterse onu anlatıım :P ) Belki kullanmak isteyen çıkar, belki meraklı bir bünyenin merağını gideririm falan diye düşündüm. Neyse uzatmadana başlayayım. Her şeyden önce; nedir […]


Half Life hakkında çok şey yazdım ama bu en kapsamlısı olacak. Uzun bir yazı olacak ama Half Life’ın hikayesi hakkında hatırladığım her detayı yazmaya çalışacağım. Başlayalım… Önce ana karakterimizi tanıtalım. Gordon Freeman;  1973 Seattle doğumlu, MIT (Massachusetts Institute of Technology) mezunu bir fizikçi. Gözlüklü, kahverengi saçlı sessiz sakin birisi işte. 1998 senesinde, Black Mesa Fedaral […]


Aynı başlıkta daha önce de bir yazı yazmıştım ama onun çok yüzeysel olduğunu düşündüğüm için aynı yazıyı genişleterek baştan yazmak istedim. Sonuçta şu an başından kalkmadığımız oyunlara öyle 2-3 basamaklık evrelerden geçilerek gelinmedi. Bilgisayarların henüz vektörel grafikler çizemediği zamanlardan başlayan bir yolculuk bu, 1950’den. Bouncing Ball isimli oyun kullanıcı etkileşimini etkin kılan ilk oyun sayılıyor. […]