Bu içerik 7 yıl önce eklendi.
Bu sebeple içerik güncelliğini yitirmiş olabilir.

Son zamanlarda adı sanı duyulmamış, imdb’den falan düşük puan almış ama gerçekten çok etkileyici olan bir kaç film izledim. Bunların adı neden bu kadar az duyulmuş bilmiyorum ama bari bir kaçını blogumda yazayım diye düşündüm; bir kaç kişi bile buradan görüp bu filmleri izlerse ne mutlu bana

1- Black (2005)
2005 yapımı mükemmel bir Dram filmi. Slumdog Millionaire’den sonra izlediğim en güzel Hint filmi belki de. Michelle isimli hem görme hem duyma özürlü bir kızın, çocukluğundan 20li yaşlarına kadar dünyaya ayak uydurmasını sağlayan bir öğretmenin hikayesi bu. Michella’nın kapkara dünyasında bir ışık olan bu öğretmen bir mucize yaratıyor aslında.
Ağlatma ihtimali yüksek bir film; dram seviyorsanız bu küçük kızın simsiyah dünyasına göz atmalısınız.

2- Zombieland (2009)
Zombilere korku filmlerinden aşinayız. Ama ya komedi filmleri?
Dünyayı zombilerin ele geçirmeye başladığı klasik bir girişle başlıyor bu film. Ama emin olun o kadar da klasik bir senaryosu yok. Columbus isimli önceki hayatında pek bir başarısı olmayan gencin hayatta kalma ve ailesini görmeye gitmesini konu alıyor. Tek amacı zombiler ailesini öldürmeden ailesinin yanına gidip onları görebilmek. Otostop çektiği Tallahassee onu arabasına aldıktan sonra dallanıp budaklanan eğlenceli bir zombi filmi.
Bu filmi korku filmi olarak nitelendirenler de var; ama bence eğlenmek için izlendiğinde daha çok zevk verebilecek bir film.

3- Interstate 60 (2002)
Her kültürde, tek amacı dilek gerçekleştirmek olan bir varlık bulunur. Arapların cinleri, İrlandalıların leprikonları, Çinlilerin ejder ve maymunları, Avrupalılar’ın perileri ve ağaç ruhları… Peki ya Amerikalıların?
O. W. Grant. Her insan için sadece 1 dilek hakkı. İşte böyle başlıyor bu film. Ressam olmak isteyen ama babasının öngrödüğü hayatı yaşayarak hukuk fakültesine girmeye hazırlanan bir gencin doğum gününde tuttuğu bir dilekle başlıyor her şey. Ve bir anlaşma sonucu kendisini 60. otoyoldan (var olmayan bir otoyol) gitmek zorunda olduğu bir güzergaha paket ulaştırırken bulur.
Açıkçası bu filmi nasıl anlatabileceğimi bilmiyorum; ama film bititğinde yüzünüzde tatlı bir gülümseme bırakacağını garanti edebilirim. 60. otoyol öyle garip bir yer ki, burada yaşanan her hikayeyi soluksuz izleyeceksiniz.

4- Wristcutters: A Love Story (2007)
Bir intihar filmi… Ama hiç de düşündüğünüz gibi bunalım takılan bir film değil.
Sevgilisinden ayrılan Zia bu acıya dayanamaz ve intihar eder. Gözünü börü tarafta açar. Ama önemli bir nokta vardır; intihar edenler kendiliğinden ölenlerden farklı bir yere giderler; insanların gülümsemeyi unuttuğu bir yere.
Bir süre sonra Zia, sevgilisinin de intihar ettiğini öğrenir ve onu aramaya başlar. Tabi bu süreç içinde ailecek intihar eden (farklı zamanlarda) ailenin bir bireyi ve kendisinin intihar etmediğini, yanlışlıkla buraya geldiğini iddia eden birisi ile tanışır ve yola onlarla devam eder.
Bir intihar filminin insana bu kadar yaşama aşkı aşılayabilmesi garip ama yüzünüzde aptalca bir gülümseme ile mucizelere inanabilecek bir kıvama gelerek izliyorsunuz bu filmi.

Sanırım bu kadar şimdilik. Filmler hakkında açıklama yapmakta sanırım çok da iyi değilim, ama burada yazdığım filmler gerçekten izlenmeye değer filmler. İzlmeyen çok şey kaybeder. :)

Her türlü yorumunuza açığım, iyi seyirler. :)

KınıX

This article has 8 comments

  1. Çado

    Olm sana bi daha film önerirsem. Hayır bişey değil filmin kalitesinden anlamıyorsun ona yanıyorum :D

  2. KınıX

    Çado bi şey mi dedim?
    Senin gibi berbat falan mı dedim. :D
    Sevdim dedim, yine yaranamadım lan. :D

  3. Çado

    Olm bari yavru inekli sahneyi baya çok sevdim falan de. Yavru ineği doğurttuğu sahneyi, onu doğurttuğu için ona ayrı bir özen gösterdiği, onun için kendi hayatını tehlikeye attığı sahneleri falan :( Ben o sahnelerde çok duygulandım olm eğer sen duygulanmadıysan bende bir terslik var anlamına gelir bu :(

  4. KınıX

    Çok sevdim çado o sahneleri. Filmi de sevdim. Sevmedim demedim ben zaten.

  5. Runarch

    Wristcutters filmini ben önermiştim çok iyi hatırlıyorum :D ama çok çok mükemmel bir film. Filmde Tom Waits de oynuyo. Çok güzel kurgulamışlar, mesela barlarda filan intihar eden şarkıcıların şarkıları çalıyo filan :D Eugene ile tanıştığı bar sahnesinde Joy Division'ın Love will tear us apart şarkısı çalıyo mesela…:D "Lan acaba doğru mu böyle bişey" deme safhasına geliyo insan çünkü çok çok eğlenceli anlatılmış olay :D

  6. KınıX

    Cidden öyleydi, iyi düşünmüşler her detayı. Sevmiştim baya. :D

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir