İzlenesi Animeler ve İsmi Duyulmamış Mükemmel Filmler konularımdan sonra şimdi de yabancı dizilere el attım. Size kendi ilk 10’umu sunacağım bu yazıda. Tabi ki bu sıralama bana göre; o yüzden sizin zevkinize ne kadar uyum sağlar bilemiyorum. :)

Ama yine de buradaki diziler benim dışımda daha bir çok insan tarafından beğenildiğine göre az çok tutarlılık sağlar sanırım sizin zevkinizle de. Neyse uzatmadan başlıyorum. :)

10-Heroes:

“Save the cheerleader, save the world.”

5 sezon olarak planlanan, ama reyting azlığı yüzünden 4.sezonun sonunda yayından kaldırılan bir bilim-kurgu/fantezi. Toplamda 77 bölümü olan bu dizinin temel konusu; bir güneş tutulması sonucunda özel yeteneklere sahip olan bir grup insan. Özel yetenekler derken; zihin okuma, uçma, zamanda yolculuk, ışınlanma, geleceği görme gibi şeylerden bahsediyorum. Tabi bir de kötü adamımız var; Sylar. Bence dizi en çok izlenir kılan karakter bu. Sylar, başka insanların özel yeteneğini onların kafalarını yarıp beyinlerinden alabilme yeteneğine sahip. Ve bu yeneği ona başka yeteneklere karşı karşı koyulmaz bir açlık veriyor. İlk sezonda (hatta neredeyse tüm dizi boyunca) diğer karakterlerin bu Sylar’ı durdurma çabası üzerinde yoğunlaşmış bir dizi. Ama sıkmıyor, özellikle ilk sezonda tempo düşmeksizin devam ediyor her bölümde. Ama 2.sezondan itibaren dizi biraz saçmalaşmaya ve durağanlaşmaya başlıyor. Bu sebeple belki de yayından kaldırılması çok iyi bir karar olmuş olabilir. Ama sırf 1. sezon için bile izlenmeye değecek bir dizi.

9- Prison Break:

4 sezon + 1 sinema filminden oluşan; toplam 81 bölümlük bir dizi. Michael Scofield, abisinin suçsuz yere idam edilmesini engellemek ve onu hapisten kaçırmak için planlar yapar.  Abisi Lincoln Burrows’un bulunduğu ve  Amerika’nın en yüksek güvenlikli hapsanelerinden biri olan Fox River’ın planını üzerine dövme olarak yaptıran Micheal, göstermelik bir banka soygunuyla kendini Fox River’e attırır ve kaçış planını adım adım uygulamaya başlar. Ama abisinin ölmesini isteyen çok yüksek mevkideki kişiler, hapishaneden kaçmak isteyen ve planı bir şekilde duyan bir kaç suçlu ve hapishanenin doktoruna Micheal’ın aşık olması gibi beklenmeyen etmenler bu planın biraz değişmesine sebep olacak… Derin devlet ve özgürlük kavramları arasındaki dengeyi iyi tutturan ve aksiyonu sürekli idel seviyede tutan güzel bir dizi.

8- Lost:

Toplam 128 bölüm (6 sezon)den oluşan, herkesin adını kesinlikle duyguğu güzel bir dizi. Bir çok kişi bu diziyi 8. sıraya koyduğum için şaşıracak belki ama bence abartıldığı kadar mükemmel bir dizi değil Lost. Ama gerçekten izlenmeye değer bir dizi. Bir uçak kazası sonucunda adaya düşen bir grup insanın adada yaşadığı gizemli olayları konu alıyor. Zaten konusunu bilmeyen yoktur sanırım dizinin. İlk 3 sezonu gerçekten severek izledim, ama 4.sezondan itibaren “Bitse de sonunda ne olacağını görsek” modunda izledim. Tempoyu aynı seviyede tutabilseydi tam anlamıyla bir esane olabilirdi, ama olmadı. Ve söz verildiği gibi ‘her şeyin mantıklı bir açıklaması olacak’ diyip öyle yapsalardı… Ama dediğim gibi, mükemmel olmasa da yine de izlenesi bir dizi bence.

7- The Lost Room:

Aslında bu bir mini dizi olduğu için belki de bu listeye pek uymuyor. Ama mini de olsa bir dizi sonuçta. :P

1,5’şar saatlik 3 bölümden (bazı yerlerde her bölümü 2ye bölüp 6 bölüm şeklinde de yayınlanmış) oluşan bir bilim-kurgu/fantezi. Çok yaratıcı bir senaryoya sahip. Öyle ki normal bir dizi çekmeye çalışsalar 4-5 sezon boyunca hiç sıkmadan bu senaryo üzerinden gidebilirlerdi bence. Kısaca özetlemek gerekirse; aslında var olmayan bir oda ve bu odanın içindeki, her birinin özel bir gücü olan, nesneleri konu alıyor bu dizi. Zamanı durduran bir tarak, insanları belirli bir yere ışınlayan otobüs bileti gibi bu nesneler özellikleri yüzünden odadan çıkartılıp yağmalanmıştır. Tabi ki nesnelerin yanı sıra odanın da özelliği vardı; aslında var olmayan bu odayı sadece kendi anahtarı ile bulabilirdi insanlar. Bu anahtar her kapıya uyuyor ve o kapı o anahtarla açıldığında içeride aslında var olmayan o oda bulunuyordu. İçeriden açıldığındaysa kapı, açan kişinin hayal ettiği herhangi bir yere açılabiliyordu. Joe Miller (polis) bu odanın anahtarını bir araştırma sonucu ele geçirir ve olayları incelerken kızı bu odada kaybolur. O da kızını kurtarmak için oda ile ilgili olan kişileri ve odadaki nesnelerin sahiplerini bulmaya başlar. Anlattığımdan çok çok daha fazlasını 3 bölüme sığdırmış mükemmel bir dizi.

6- V:

“We Are Of Peace. Always.”

Şu an hala devam etmekte olan bir bilim-kurgu dizisi. 1985’teki versiyonundan esinlenerek 2009’da yeniden çekilmeye başlandığında herkesin ‘kopya’ olarak nitelendirdiği, ama zamanlar eski versiyondan oldukça bağımsız olduğunu kanıtlayan güzel bir dizi. Bir sabah dünyanın en büyük şehirlerinin üzerinde görünen dev uzay gemileri görülür. Ve görünüşleri bize benzeyen bu uzaylılar sizle teknoloji ve bilimimizi paylaşmak istiyoruz. Karşılığında tek isteğimiz gezegenimizde tükenen bazı kaynakları gezegeneninizden temin etmek. Tahmin ettiğiniz gibi “Biz dostuz” diye gelen her uzaylı gibi bu da altında bambaşka olayları gizleyen bir sözde cömertlik. Ama insanlar bu güzel, alımlı genç bayanın vaatlerine inanıyor; ufak bir grup hariç. Gizlice gelmekte olan bir uzaylı-insan savaşını konu alıyor diyebiliriz bu dizi için. Eğer reyting uğruna heba etmezlerse çok güzel gidiyor ve öyle de gidecek gibi görünüyor.

5- Jericho:

2 sezon yayınlanıp sonra reyting azlığı yüzünden yayından kaldırılan bir dizi. Amerika’nın büyük şehirlerinde patlatılan hiderojen bombaları sonucunda ülkenin tamamı bir kaos içinde bulur kendini. Büyük şehirlerin tamamı yok olmuşken, küçük şehirler ise radyasyondan korunma, gıda ve enerji kaynaklarını idare etme gibi sorunlarla uğraşmak zorunda kalmıştı. Ama asıl sorun bilgisizlikti. Bu bombaları kimin patlattığını, bir savaşın olup olmadığını, yeni hükümetin kurulup kurulmadığını herkes merak ediyordu. İzledikçe işin içinden hiç beklemediğiniz şeyler çıktığını göreceksiniz. O yüzden fazla bilgi vermek istemiyorum. Ama izlemenizi kesinlikle tavsiye ettiğim bir dizi. :)

4- The 4400:

5 sezon olarak planlanıp nedense 4. sezon sonunda yayından kaldırılan bir bilim-kurgu dizisi daha… 1938 yılından itibaren belirli aralıklarla 4400 kişi kaybolmuştur. Bu 4400 kişi birden, hiç yaşlanmadan aynı yerde ortaya çıkıyor. Hiç yaşlanmamaktan kastım; 1938’de 8 yaşında kaybolan çocuk, ortaya çıktığında yine 8 yaşındaydı mesela. İnsanlar bu 4400 kişiden korkmuş ve onları karantinada incelemeye başlamıştı. Çoğusu kaybolduktan sonra ailesi ölmüş, ya da her şey değişmişti. Karantinadan çıktıktan sonra bir çoğu aslında özel güçlerinin olduğunu farkeder. Ve kaçırılmalarının bir sebebi olduğuna onları inandıran bir kişi çıkıp onların dünyayı kurtarmaları gerektiğini söyler. Tabi bu sırada 4400ler ve 4400 olmayan insanlar arasında sorunlar artmaktaydı. Güzel, hatta mükemmel bir dizi. Daha fazla bilgi verip spoilere dönüştürmeyeceğim bu yazıyı. :) Ama gerçekten bir bilim-kurgu dizisinden bekleyeceğiniz her şeyi bulabileceğinizi düşünüyorum bu dizide. Ayrıca jenerik olarak da çok beğendiğim, hatta izlerken izlemeden atlamadığım nadir jeneriklerden birisine sahip olan dizi.

3- The Walking Dead:

1.sezonu 6 bölüm süren, 2.sezonu Ekim 2011’de başlayacak olan bir zombi dizisi. Şu aralar CNBC-E’nin de yayınlaması sebebiyle bir çok kişi duymuştur bu diziyi. Zombi filmi ve oyunlarına oldum olası ilgim olmuştur. Bu sebeple benim için yeri bambaşka bu dizinin. Şu ana kadar gördüğünüz tüm zombi filmi klişelerini içinde barındırmasına rağmen nedense bir şekilde farklı olmayı başarabilen bir dizi. Hala öğrenemediğimiz bir sebeple bir virüs tüm dünyaya yayılmıştır. Hayatta kalan insanların bu zombilerden kurtulma ve bu virüse çare bulma çabasını konu alan bu film gerçekten şu ana kadar çok güzel bir tempoyla gitmeyi başardı. İlk sezonu neden 6 bölümde tuttuklarını bilmiyorum, ama keşke daha uzun sürseydi.

Bir zombi filminde olması gereken her şeyi içinde barındıran, bunun yanı sıra aşk, ihanet gibi ögeleri de barındıran film. Hala başındayken kaçırmadan başlayın ve geride kalmayın bence. :)

2- Flashforward:

“What did you see?”

Amerika’daki TV izleyicilerinin ne kadar zevksiz olduğunun kanıtı. 1.sezonun sonunda reyting azlığı yüzünden (!) yayından kalkan mükemmel ötesi bilim-kurgu dizisi. Cern’de yapılan takyon çarpıştırması sonucunda dünya üzerindeki her insan aynı saniyede bilincini 137 saniyeliğine kaybeder ve 6 ay sonrasını kendi gözlerinden görürler. Uyandıklarında bir kaos ortamıyla karşılaşır insanlar. Çünkü tüm insanların aynı anda bayılması demek; miliyonlarca trafik kazası, binlerce uçak kazası, boğulma gibi sorun demekti. Bunlar atlatıldığında insanlar gördükleri olası gelecekleri tartışmaya başladılar. Bunlar birbirleri ile tutarlı olduğu için gerçek bir gelecek olduğuna insanlar inandı. Bilinç kaybı sırasında hiç bir şey görmeyenler ise öleceklerini düşündüler. Bu karmaşa sırasında bulunan bir video kaydı ile herkesin bilincini kaybettiği o anda uyanık olan birinin olduğu tespit edilir. Bu durum ortalığın daha da karışmasına sebep olacaktır. FBI ajanı Mark Benford etrafında dönüyor genelde dizi. Kesinlikle yayından kaldırılmayı haketmeyen mükemmel bir diziydi. Yayından kalkmasına rağmen var olan 1 sezonu için bile izlenmeye değen bir dizi.

1- Fringe:

Ben bu yazıyı yazdığım sırada 3.sezon 10. bölümle devam eden bir bilim-kurgu dizisi. FBI ajanı Olivia Dunham’ın bir olayın çözümü için Walter Bishop’ı akıl hastanesinden çıkartmak istemesiyle başlıyor tüm olay örgüsü. Walter’ı çıkartmak için oğlu Peter Bishop’ı Irak’tan getiren Olivia; FBI altında kurulan gizli bir birim olan Fringe departmanına atanır ve Walter ve Peter ile birlikte doğa üstü olayları incelemeye başlar. Birilerinin dünyayı bilimsel deneylerinde kullandığını düşünen Fringe Departmanı bu bilimsel deneyleri ‘Pattern’ olarak isimlendirdiler. Sanırım diziyi hiç izlememiş birisi için bundan fazla bilgi vermem hoş olmaz. :)

Ama şunu söyleyebilirim ki hikaye bu kadar kısıtlı değil. Her araştırmada Olivia’nın karşısına çıkan Massive Dynamic isimli bilimsel araştırma şirketi, ZFT, paralel evren gibi bir çok etmen etrafında geliştirilen yaratıcı bir senaryoya sahip. Zaten sırf sıyırık bilim adamı Walter için bile izlenebilecek bir dizi. :)

Ve gerçek bir bilim-kurgu. Yani bilimsel olayları sallarken mantığa oturtmaya çalışıyorlar bir şekilde. Yani ‘aman ne saçma şey bu’ diyemiyorsunuz. Ve bence bu diziyi bu konuma getiren en önemli olay bu. X-Files ile oldukça benzer bir dizi. Ama Fringe’nin ondan daha öne çıkmasının en önemli sebebi her bölüm birbirini takip eden oldukça büyük bir olay örgüsüne sahip olması.

Yorumsuz bırakmayın. :)

İyi seyirler.

KınıX

This article has 7 comments

  1. Rüzgar

    Harika bi’yazı olmuş eline sağlık sıralamada bence muhteşem çünkü gerçekten Lost öle çok süper bi’dizi değil insanları meraklandırdığı için izlenme oranı vardı v.s. Lost Room hepsinden süper izlemediğim 2 dizi var onlarıda izlicem çünkü tavsiyenle Lost Room’u izledim ve gerçekten devam etmeliydi çok beyendim.
    Tekrardan teşekkür ederim yezılarının devamını dilerim.

  2. KınıX

    Eğer listenin genelini beğendiysen eminim o diğer 2 diziyi de çok beğenirsin. :D
    Okuduğun için, hatta yorum bıraktığın için ben teşekkür ederim sana :)

  3. Deniz

    The Walking Dead’e başladım ilk bölümü gerçekten süper bilgilerin için çok teşekkür ederim. Türkiyede başladı mı 2. sezon bilginiz var mı?

  4. KınıX

    Sanırım henüz başlamadı CNBC-E’de. Ben internetten takip ettiğim için çok emin değilim Türkiye’de başlayıp başlamadığından, ama başlasaydı sağda solda görünürdü diye tahmin ediyorum. :)

  5. Tuncay

    güzel diziler fakat bazıları o kadar iyi değil. Supernatural Game of thrones bu dizileri boş geçtiğine inanamıyorum :)

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir