Bu içerik 3 yıl önce eklendi.
Bu sebeple içerik güncelliğini yitirmiş olabilir.

Miliyonlarca dolar harcayıp grafikleri güzel ama içi boş oyun hazırlayanların aksine; düşük bütçeyle nasıl harikalar yaratılabileceğinin büyük bir kanıtı bu oyun. Bu yazıda, kısaca oyunun hikayesine değineceğim. Hala oynamadıysanız, en kısa sürede bir yerlerden edinip oynamanızı tavsiye ediyorum. Zaten 3, bilemedin 4 saat gibi bir sürede biten bir oyun. Emin olun harcadığınız süreye değecektir.

Ana hikayeyi özetlemek gerekirse;
Sigmund Corp. isimli şirket, ölmek üzere olan yaşlıların son isteklerini gerçekleştirmek için bir teknoloji geliştirmiştir. O kişilerin anılarına gidip, son dilekleri için gerekli bilgileri toplayıp, bir kaç değişiklikle son isteğini anılarının arasına yerleştirmeye çalışan bu şirketin iki çalışanını kontrol ediyoruz biz de.

Her şey bir dilekle başlıyor

Johnny, ölmek üzere olan ve son dileğini gerçekleştirmek için Sigmund Corp. isimli şirkete başvuran kişi. Son dileği de -oyunun adından da anlaşılabileceği gibi- aya gitmek. Bu dileği gerçekleştirmek için Sigmund Dr. Eva Rosalene ve Dr. Neil Watts isimli iki çalışanını Johnny’nin evine gönderir.

Bu iki doktorumuzu yönetiyoruz oyunda. Johnny’nin anılarını güçlendirecek nesneler topluyoruz ve onun zihnine girip anılarını inceliyoruz. Bu inceleme sonucunda dileği için uygun olacak yapay anıları zihnine yerleştirerek Johnny’nin dileğini gerçekleştirmiş olacağız. (Sigmund Corp.’un yaptığı iş aslında tam olarak bu, gerçekte olmamış dilekleri gerçekleşmiş gibi hissettirmek.)

Yazının bundan sonraki kısmı spoiler içerecektir, o yüzden oyunu oynamamış olanların okumamasını tavsiye ediyorum.

Yakın gelecekten başlayarak kahramanlarımız, Johnny’nin anılarını incelemeye başlar. Geçmişe, daha da geçmişe giderler sürekli. Fakat Johnny’nin aya gitme isteğinden eser bile yoktur.  Tam Johnny’nin çocukluk anılarına geldiklerinde, karanlık, görülemeyen bi bölge olduğunu farkederler. Bunun makinadan kaynaklanan bir hata olduğunu düşündükleri için Johnny’nin görünen anılarına dönüp onu ikna etmeye çalışırlar. Fakat işe yaramadığı için makinadan çıkıp dışarda bir çözüm yolu aramaya başlarlar.

Erişilemeyen anılar

Erişilemeyen anılara erişmeden bu işi yapmayacaklarını anladıkları için Neil ve Rosalene, o anıları tetiklemenin bir yolunu arar. Nasıl ki eskiye dair eşyalar anıları tetikliyorsa; o anı da tetikleyecek bir şeye ihtiyaç duyarlar. O görülmeyen anıdan akılda kalan tek şey; mekanın ölü hayvan gibi kokmasıydı. Bu yüzden kahramanlarımız, oyunun en başında arabayla ezdikleri sincabı alıp getirirler ve kokusu ile bu anıları tetiklerler.

Olayın aslında çok karmaşık olduğunu bu noktada anlıyoruz. Johnny aslında, Joey adında bir adet ikiz kardeşe sahip. Joey, erişilemeyen anıların olduğu zamanda, yani çocuklukta bir trafik kazası geçirip hayatını kaybetmiş. Annesi, bir çok alanda Johnny’den çok daha başarılı olan oğlunu kaybetmeyi kaldıramıyor ve Joey’in anılarını Johnny’nin zihnine empoze etmenin bir yolunu buluyor. Bu işlem sırasında kullanılan beta blockerler yüzündne Johnny eskiye dair anılarının büyük kısmını kaybediyor ve Joey’in anıları ile kendi anılarını karıştırıp hayatına bu şekilde devam ediyor. Aslında Animorphs serisini seven Johnny değil Joey’di; fakat beta blockerler yüzündne Johhny de Animorphs serisini sevdiğini sanmaya başladı. Salamura zeytini seven de aslında Joey’ken, beta blockerler Johhny’nin de bilinç altına bunu sevdiğini işledi. Yani özetle; Johhny artık kendisinden çok Joey’di.

Tabi bu saydıklarımızın yanı sıra; kendi özelliklerini yitirmesi bizim için başka bir sebepten ötürü daha önemli. Johhny, aya neden gitmek istediğini de unutmuştu beta blockerler yüzünden. Çok çok küçükken, bir panayırda River ile tanışmasını unutmuştu. River ile tanışmasındaki şu diyalogu da unutmuştu:

River: “Seneye burada olacak mısın?”
John: “Evet, sen?”
River: “Ben de.”
John: “Aynı yerde, aynı zamanda?”
River: “Tamam.”
River: “Ya unutursak… Ya da kaybolursak?”
John: “O zaman ayda buluşuruz…”
John: “… Tam tavşanın karnında!””

Bu olaydan sonra, bir yıl henüz geçmeden Joey hayatını kaybettiği için ertesi sene Johhny, River ile görüşmeye gitmesi gerektiğini unuttu. Bu da River’ın biraz içine kapanık biri olmasına sebep oldu. Fakat yıllar sonra, tesadüfen okulda karşılaştıklarında; Johhny yeniden River’e karşı bir şeyler hissetmeye başlar. Daha önce tanıştıklarını hatırlamaz, ama yine de çıkma teklifi eder. Hatta ilerisinde evlenirler de (ki bunu oyunun başından beri biliyoruz, benim burada söylediğime bakmayın).

Fakat River’in içinde bir ukte kalmıştır eskiyi hatırlamayışı. Johhny’nin eski haline göre çok değişmiş olması onu içten içe kemirmektedir. Bu yüzden o diyalogu, Johhny’nin kendisini, hayatını ve her şeyi ona hatırlatması için sürekli o eski buluşmalarına dair dokundurmalar yapar. Beta blockerlerden haberi olmadığı için bunun sebebini bilmez, fakat sürekli Johhny’nin o günü hatırlayacağını umar. Bu öyle bir takıntı haline gelir ki, hayatının sonuna yaklaştıkça bu takıntı iyice abartılı boyutlara ulaşır.

Oyunun başından beri gördüğümüz kağıt tavşanlar da aslında o diyalogu hatırlatmak içindi. Ya da Anya’nın (deniz feneri) yanındaki evin inşaatını bitirmek için River’ın tedaviyi reddetmesi, çünkü tedavi için para harcarlarsa evin bitmeyeceğini bilmesi de bu takıntının ya da isteğin boyutunu göstermektedir.

River’in origami tavşancıkları

Yani en temelde; River sadece Johhny’nin kendisi olmasını, kendi benliğini bulmasını ve ilk buluşmalarını hatırlamasını istemişti. Johhny’nin bilinç altında oluşan aya gitme isteğinin tek sebebi de aslında, River’in dediği gibi “Ya kaybolursak, ya unutursak?” durumu gerçekleştiği için, aya (tavşanın karnına) gidip River’i bulmaktı. Özetle; aslında Johhny’nin dileği aya gitmek değil, River’e kavuşmaktı.

Fakat Eva (Rosalene), Johhny’i aya götürmek üzere görevlendirildiklerini ve paralarını bunun için aldıklarını söyler ve bunun için ne gerekirse yapmaları gerektiğini düşünür. Hatta gerekirse River’i silmeyi bile yapmaları gerektiğini savunur. Fakat Neil öyle düşünmemektedir, çünkü Johhny’nin asıl dileğinin River’e kavuşmak olduğunu, durum böyleyken River’i silmenin anlamsız olduğunu savunur.

Eve bir şekilde dediğini yapar, Neil onu durduramaz. River ile ilk buluşmaları silinen Johhny’e, kardeşinin ölmediği yeni anılar empoze edilir. Kardeşinin ünlü bir yazar olduğu, kendinin de NASA’ya kabul edilir. Bu arada oyun içinde “For River” ismiyle duyduğumuz Johhny bestesi, Johhny’nin bu versiyonunda “To The Moon” olarak isim değiştirmiştir.

Bu yapay hayatta Johhny, NASA’de River ile tanışır. Ve aya gitmek üzere ikisi seçilir… Birlikte aya giderler. Tabi ki River’i silerken, bu ihtimalin hiç olmama şansı da vardı. Neil sorduğunda “Ben zaten böyle oalcağını biliyordum” tarzı bir üslupla yaklaşıyor olsa da aslında Evebu riski başından beri göze almıştı. Sonuç olarka Johhny hem River’a kavuşmuş, hem aya ulaşmıştı.

Ay yolcusu kalmasın

Bir çok kişiyi tatmin etmese de benim çok hoşuma gitmişti bu son. Sonrasında Johhny hayatını kaybeder, ama dileğini gerçekleştirdiğini düşünerek…

 

KınıX

 

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir